Ruhun Kendi Evine Dönüşü: Öz Şefkat Rehberi
Hayat bazen insanın üzerine, giymesi zorunlu, dar ve rahatsız bir ceket gibi oturur. Dışarıdaki dünyaya karşı hep bir zırh kuşanırız; kusursuz olmaya, her şeye yetişmeye, her yarayı tek başımıza sarmaya çalışırız. Peki ya içeriye döndüğümüzde? Kendi kalbimizin kapısını çaldığımızda bizi nasıl bir ev sahibi karşılıyor? Sert bir yargıç mı, yoksa yorgun dizlerimizi dinlendirebileceğimiz yumuşak bir minder sunan kadim bir dost mu? Bir Kavramın Yolculuğu: Öz Şefkatin Tarihçesi Aslında öz şefkat, insanlık kadar eski bir bilgeliğin modern dildeki yankısıdır. Binlerce yıl önce Doğu felsefelerinde, özellikle Budist öğretilerde Metta (sevgi dolu nezaket) adıyla bir tohum olarak atılmıştı. Kadim öğretiler, insanın dışarıya sunduğu merhametin, kendi içine yönelmediği sürece eksik kalacağını savunurdu. Ancak bu kadim tohumun modern psikolojinin laboratuvarlarında filizlenip bilimsel bir disipline dönüşmesi çok daha yakın bir tarihe dayanır. 2000’li yılların başında, psikolog Kristin Ne...